Antalya Fashion Week

TÜRK MODASININ DUAYENLERİNDEN, ZAMANI AŞAN KOLEKSİYONLARIYLA ÇİĞDEM AKIN

TÜRK MODASININ DUAYENLERİNDEN, DETAYLARLA HAFIZADA KALAN MODA ANLAYIŞINI ZAMANI AŞAN KOLEKSİYONLARA DÖNÜŞTÜREN TASARIMCI: ÇİĞDEM AKIN

Çiğdem Akın, modayı geçici trendlerin değil; kalıcı bir duruşun ve bilinçli bir estetik anlayışının parçası olarak ele alan duayen tasarımcılardan biri. Gürültüye ihtiyaç duymayan tasarım dili; güçlü ama sade, feminen ama klişelerden uzak bir zarafet sunuyor. Her koleksiyonunda zamana direnen siluetler, dengeli formlar ve sessiz bir lüks anlayışıyla modayı bir gösteriden çok, hatırlanmaya değer bir anlatıya dönüştürüyor. Koleksiyonlarını dünyanın birçok ülkesinde sergileyen ve global markalarla iş birlikleri gerçekleştiren Akın, Türk modasındaki konumunu yalnızca yıllarla değil; uluslararası ölçekte karşılık bulan tutarlı tasarım diliyle de pekiştiriyor.

Eda Meltem Yılmaz: Öncelikle hoş geldin. Senin muhteşem tasarımlarını iki yıldır Antalya ile buluşturmaktan onur duyuyoruz. “Çiğdem Akın kimdir? Moda yolculuğun nasıl başladı?”

Çiğdem Akın : 1970 yılında İstanbul’da doğdum. Moda yolculuğum çok erken başladı; kumaşla, formla ve üretimle iç içe büyüdüm. Bu yakınlık beni meslek lisesine yönlendirdi. Profesyonel olarak ise 1988 yılında Vakko’da çalışmaya başladım. Orası benim için gerçek bir okuldu. On altı yıl boyunca farklı alt markaların kuruluş ve tasarım süreçlerinde yer almak, hem disiplinli çalışmayı hem de tasarım vizyonumu geliştirmemi sağladı. 2004 yılında kendi adımı taşıyan markamı kurmaya karar verdim. Bu adım, sadece bağımsız bir tasarımcı olmak değil; kendi dilimi, bakış açımı ve duruşumu netleştirmek anlamına geliyordu. 2006’dan itibaren ise Türkiye’deki üretim sürecimi sürdürürken, uluslararası moda haftaları ve fuarlar aracılığıyla koleksiyonlarımı farklı coğrafyalarla buluşturmaya başladım. Bugün hâlâ bu yolculuğu, öğrenerek ve dönüşerek devam ettiriyorum.

Eda Meltem Yılmaz: “Koleksiyonlarını şekillendirirken en çok hangi duygular ve temalar sana ilham veriyor?”

Çiğdem Akın :  İlhamım çoğunlukla hayatın içinden geliyor. Yaşadıklarım, gözlemlediklerim ve dünyanın içinde bulunduğu ruh hâli koleksiyonlarımı doğrudan etkiliyor. Bazen bu ilham bir duyguya, bazen de içinde yaşadığımız zamana verilen bir tepkiye dönüşüyor. Tasarım benim için, dünyada ve kendi içimde olup bitenlere kendi dilimle cevap verme biçimi.

Eda Meltem Yılmaz: “Çiğdem Akın imzasını taşıyan parçaları diğerlerinden ayıran temel özellikler neler?”

Çiğdem Akın :  Parçalarımı ayıran en temel unsur, kalıp ve kesim yaklaşımı. Alışılmış kupların dışına çıkan formlar, farklı kesimlerin bir araya gelmesiyle oluşuyor. Kumaşlar benim için tek başına değil; birbirleriyle kurdukları ilişki üzerinden anlam kazanıyor. Her tasarım, farklı kupların ve dokuların dengeli bir bütün hâline gelmesiyle ortaya çıkıyor.

Eda Meltem Yılmaz: “Bir koleksiyonun yaratım süreci sende nasıl başlıyor? İlk kıvılcım genelde nereden gelir?”

Çiğdem Akın : Bir koleksiyon benim için her zaman kumaşla başlıyor. Tasarım sürecim oldukça sezgisel; kumaşı elime alıp makasın bana yol göstermesine izin veriyorum. Her kumaş yeni bir serüven başlatıyor ve bu serüven, kendine has ve özgün bir tasarımın ortaya çıkmasına alan açıyor. Kumaş kendini gösterdikten sonra hikâye yavaş yavaş şekilleniyor.

Eda Meltem Yılmaz: “Tasarımlarında kadınların gücüne ve hikâyesine sıkça vurgu yapıyorsun. ‘Çiğdem Akın kadınını anlatır mısın?”

Çiğdem Akın :  Çiğdem Akın kadını güçlüdür ama gücünü göstermek zorunda hissetmez. Kendi ayakları üzerinde durur, ne istediğini bilir ve kendinden emindir. Zarafeti bir duruştan gelir; sakin, kararlı ve bağımsızdır.

Eda Meltem Yılmaz: Antalya Fashion Week hakkında genel düşüncelerin neler? Antalya’da moda severlerle buluşmak nasıldı?

Çiğdem Akın :  Antalya Fashion Week benim için her zaman heyecan verici. Antalya’da defile yapmak sadece yerel moda severlerle değil, dünyanın farklı noktalarından gelen tasarımcılar, iş birlikçileri ve sektör profesyonelleriyle bir araya gelmek anlamına geliyor. Bu çeşitlilik çok besleyici. Kendi ülkemde, uluslararası bir ortamda üretmek ve kendimi ifade edebilmek benim için ayrıca değerli. Türkiye’nin moda alanındaki gücünü, kendi topraklarımızda ama dünyaya açık bir şekilde gösterebilmek önemli ve motive edici.

Antalya Fashion Week, Türkiye’nin moda gücünü kendi topraklarından dünyaya açan yaratıcı bir vitrin. Uluslararası katılımın her yıl artması ise AFW’nin sürdürülebilir ve güçlü bir geleceğe emin adımlarla ilerlediğinin en net göstergesi.

Eda Meltem Yılmaz : “AFW’nin uluslararası moda sahnesindeki konumunu ve potansiyelini nasıl görüyorsun?”

Çiğdem Akın :  Antalya Fashion Week’in artık uluslararası moda sahnesinde kendine bir yer edindiğini düşünüyorum. Farklı ülkelerden gelen isimlerin olması, etkinliğin bir tanınırlık kazandığını gösteriyor. İnsanlar merak ediyor, geliyor ve takip ediyor. Bu da AFW’nin geleceğinin güçlü ve sürdürülebilir olduğuna işaret ediyor.

Türk modasının yeniden dünyaya açılmasında Antalya Fashion Week’in üstlendiği rol son derece kıymetli.

Eda Meltem Yılmaz: “Bugüne kadar seni en çok gururlandıran proje veya koleksiyon hangisiydi?”

Çiğdem Akın : Beni en çok gururlandıran proje, Barbie’nin 60. yılı için hazırladığımız Barbie x Çiğdem Akın koleksiyonu oldu. Uluslararası ilgi görmesi çok değerliydi ama asıl önemlisi, çocukluk hayalimin gerçeğe dönüşmesiydi. Moda yolculuğumun ilk kıvılcımı Barbie’lerime elbise dikmeye çalıştığım günlerde başladı; terzi komşumun yardımıyla diktiğim o tütüler ve babamın bana aldığı ilk dikiş makinesi bu mesleğe duyduğum tutkuyu şekillendirdi. Yıllar sonra Barbie ile bir koleksiyon hazırlamak, o çocukluk heyecanının profesyonel hayatta karşılık bulmasıydı.

“Barbie x Çiğdem Akın koleksiyonu, çocukluk hayallerinin profesyonel hayatta karşılık bulduğu, benim için en gurur verici yolculuklardan biri oldu.”

Eda Meltem Yılmaz: “Bugüne kadar seni en çok gururlandıran proje veya koleksiyon hangisiydi?”

Çiğdem Akın : Beni en çok gururlandıran proje, Barbie’nin 60. yılı için hazırladığımız Barbie x Çiğdem Akın koleksiyonu oldu. Uluslararası ilgi görmesi çok değerliydi ama asıl önemlisi, çocukluk hayalimin gerçeğe dönüşmesiydi. Moda yolculuğumun ilk kıvılcımı Barbie’lerime elbise dikmeye çalıştığım günlerde başladı; terzi komşumun yardımıyla diktiğim o tütüler ve babamın bana aldığı ilk dikiş makinesi bu mesleğe duyduğum tutkuyu şekillendirdi. Yıllar sonra Barbie ile bir koleksiyon hazırlamak, o çocukluk heyecanının profesyonel hayatta karşılık bulmasıydı.

Eda Meltem Yılmaz : “Koleksiyonlarında sadece senin bildiğin bir imza detayın var mı?”

Çiğdem Akın : Bir imza detaydan çok, kendine has bir kalıp yaklaşımım var. Parçalarımın kup ve form yapısı öyle alışılmış değil ki, birebir kopyalamak isteyenin gerçekten söküp incelemesi gerekir. Tasarımlarımın farkı da aslında burada ortaya çıkıyor: form, kesim ve mimari yapı birbirine özel bir şekilde bağlı, dışarıdan bakıldığında kolay görünen şey, işin içine girildiğinde oldukça karmaşık bir mimariye dönüşüyor.

Eda Meltem Yılmaz : “Türk moda sektörünün gelişimini yıllar içinde nasıl değerlendiriyorsun?”

Çiğdem Akın : Türk moda sektörü aslında çok iyi bir başlangıç yapmıştı ve belirli bir noktaya kadar güçlü bir ivme yakaladı. Ancak ne yazık ki bu ivmenin sürdürülebilirliği sağlanamadı; özellikle İstanbul’da başlayan moda haftasının devam edememesi büyük bir kayıp oldu. Bu yüzden Antalya Fashion Week’in bugün üstlendiği rol çok değerli. Türkiye’nin moda sahnesinde yeniden uluslararası bir görünürlük yaratmak adına önemli bir boşluğu dolduruyor.

Eda Meltem Yılmaz: “Genç tasarımcılara verebileceğin en önemli tavsiye ne olurdu?”

Çiğdem Akın : Bu sektör gerçekten zor; sevmeden yapılacak bir iş değil. Genç tasarımcılara verebileceğim en önemli tavsiye, sabırlı olmaları ve ürettikleri şeyin arkasında durmaları olur. Yaratıcılık zaten onlarda var, ama bir yere gelmek için istikrar, çalışmak ve pes etmemek gerekiyor. Süreç bazen yavaş ilerliyor gibi görünse de, aslında tasarım sürekli dönüşen bir yolculuk ve bu yolculukta kararlılık her şeyden daha değerli.

Eda Meltem Yılmaz: Çiğdem Akın önümüzdeki yıllarda hangi yeni alanlara veya deneyimlere açılmak istiyor?”

Çiğdem Akın : Önümüzdeki dönemde markamı daha uluslararası bir yapıya taşımak istiyorum. Paris’te bir şirket kurdum ve şimdi hedefim, ilk mağazamı yine Paris’te açmak. Ardından Avrupa’nın farklı şehirlerinde büyümeyi, markayı daha geniş bir kitleyle buluşturmayı planlıyorum.

ZOOM IN

* Güne başlarken …demleme çay…  olmazsa olmazım.

* Dolabımda en çok …siyah… renk var.

* Asla vazgeçemediğim stil parçam …blazer ceket….

* İstanbul’da en sevdiğim kaçış noktası ….evim….

* Bir kelimeyle moda ..zamansız…. olmalı.

* Bir günlüğüne başka bir meslek seçsem ….arkeolog…. olurdum.

* Benim için güzellik …zıtlıkların uyumudur….

* En son dinlediğim şarkı ….Baby Jane by Rod Stewart….