Antalya’dan Avrupa’ya Uzanan Bir Vizyon: Ehat Lekovic
Antalya Fashion Week’in uluslararası alandaki etkisini artıran en stratejik adımlardan biri, Avrupa koordinasyon merkezinin Belgrad’da kurulması oldu. Bu vizyoner hamlenin arkasındaki isim ise, moda, fotoğraf ve sanat dünyasında yıllardır dikkat çeken projelere imza atan Ehat Lekovic. Yalnızca kreatif üretimiyle değil, aynı zamanda kültürler arası köprü kuran yaklaşımıyla da dikkat çeken Lekovic, Antalya Fashion Week’in Avrupa’daki yüzü olarak büyük bir sorumluluk üstleniyor. Bugün onunla, AFW Europe’un doğuşunu, bu yılki iş birliklerini ve gelecek hedeflerini konuşmak üzere bir araya geldik.“AMACIMIZ SADECE MODAYI DEĞİL, ÜLKEMİZİN KÜLTÜREL MİRASINI DA DÜNYAYA TANITMAK”XL Magazin : Antalya Fashion Week’i bu yıl farklı kılan en önemli unsur sizce neydi?
Ehat Lekovic : Antalya Fashion Week 2025’in en büyük farkı, Antalya Valimiz Sayın Hulusi Şahin’in vizyoner desteğiyle etkinliğimizi şehrin tarihi merkezine taşıyabilmemizdi. Bu destek, önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz birçok operasyonel adımı da şimdiden planlamamıza olanak tanıdı.
Hadrian Kapısı gibi simge mekânlarda gerçekleştirdiğimiz defileler, AFW’ye yalnızca görsel bir zenginlik değil, kültürel bir derinlik de kazandırdı. Farklı ülkelerden gelen konuklarımızın çoğu, Antalya’yı sadece lüks sahil otellerinden ibaret sanırken; Kaleiçi’nin tarihi dokusunu görünce şehre bakış açıları tamamen değişti. “Burayı hiç böyle hayal etmemiştik, kültürel bir hazineyle karşılaştık” dediler.
Bu geri bildirimler bize gösterdi ki, modayı tarihi mekânlarla buluşturmak sadece estetik değil, aynı zamanda algıyı dönüştüren bir hamle. Bu tür mekânsal tercihler, Antalya Fashion Week’in marka değerini büyük ölçüde artırıyor ve şehri kültürel moda destinasyonu haline getiriyor.
XL Magazin : Londra Fashion Scout iş birliğiyle John Herrera’nın Antalya’ya gelişinde çok önemli bir rol oynadın. Bu süreç nasıl gelişti? Bizimle perde arkasını paylaşır mısın?
Ehat Lekovic : Fashion Scout ile uzun süredir iletişim halindeydik. Antalya’nın kültürel gücünü ve moda potansiyelini doğru anlatınca, çok etkilendiler. Martyn Roberts, Kaleiçi sahnemiz için “Böyle bir atmosferi Londra’da bile yaratamayız” dediğinde, John Herrera’nın geliş süreci başladı.
Ruin Adalia gibi tarihi bir sahnede, halıların üzerinde defile yapma fikri onları büyüledi. Bu iş birliği sadece bir defile değil, Antalya’nın ruhunu uluslararası bir bakışla dünyaya sunmaktı. Bizim için çok kıymetli bir adımdı.
XL Magazin : AFW’nin uluslararası boyutunu geliştirirken seni en çok motive eden şey ne? Bundan sonraki hedefin ne?
Ehat Lekovic : En büyük motivasyonum sevgili eşim Eda Meltem Yılmaz. Onun vizyonu ve hayalleri bu yolculuğun en güçlü itici gücü. Daima ileriye bakıyor, tam bir Antalyalı ve Antalya aşığı. Bu şehir için hayal etmekten hiç vazgeçmiyor. Her yıl bir öncekinden daha fazlasını nasıl yapabiliriz diye planlıyoruz. Şehrimizin ve tasarımcılarımızın dünya çapında hak ettiği değeri görmesini istiyoruz. Türkiye büyük bir tekstil ülkesi ve benim hedefim de AFW’yi uluslararası moda takviminde daha üst sıralara taşımak; dünyanın dört bir yanından tasarımcıların, basının ve moda severlerin buluştuğu, çok yönlü ve dinamik bir moda haftası haline getirmek.

