Antalya Fashion Week

ANTALYA BANA İLHAM VERDİ – EDA MELTEM YILMAZ

Antalya’dan Dünyaya Uzanan Bir Sahne: Modayı Şehirle Buluşturan Bir Hikâye; Eda Meltem Yılmaz

“Doğduğum ve büyüdüğüm bu muhteşem şehirde modanın ve insanların çok daha güçlü var olacağına olan inancım, bana ilham verdi.”

XL Magazin : Antalya Fashion Week’i sıfırdan siz hayata geçirdiniz. Her şeyin başlangıç noktası olan ana fikir neydi?

Eda Meltem Yılmaz : Antalya Fashion Week’i kurarken amacım, sadece bir moda haftası değil; kültür, tarih ve sanatla iç içe, sürdürülebilirlik ve farkındalık yaratan bir platform oluşturmaktı. Şehrimin modada hak ettiği yere ulaşması benim için en önemli hedefti. Antalya, zengin kültürü ve enerjisiyle uluslararası moda dünyasında güçlü bir ses olma potansiyeline sahipti.

Uluslararası tasarımcıları şehrimde ağırlayarak Türk insanının üretkenliğini ve sanatkârlığını göstermek, yerel tasarımcıları destekleyip onları global sahnede parlatmak istedim. Doğduğum ve büyüdüğüm bu muhteşem şehirde modanın ve insanların çok daha güçlü var olacağına olan inancım, bana ilham verdi. Antalya’nın moda alanında da parlayan bir yıldız olması için çıktığım bu yolda vizyonumu hep büyüterek ilerledim.

XL Magazin : Antalya Fashion Week’in 2025 yılı organizasyonu hakkında neler söylemek istersiniz? Bu yıl sizi en çok heyecanlandıran detaylar nelerdi?

Eda Meltem Yılmaz : Bu yılın en önemli özelliklerinden biri, Antalya Fashion Week’in Hotel Su’daki ikonik Runway’den Antalya’nın kalbi Kaleiçi’ne uzanan büyülü yolculuğuydu. Tarihin ve modanın iç içe geçtiği bu benzersiz deneyimi, bundan sonraki yıllarda da Antalya’nın eşsiz tarihi dokusunu mümkün olduğunca etkinliklerimize yansıtma kararlılığımızı güçlendirdi. Beni en çok heyecanlandıran detay ise kuşkusuz Hadrian Kapısı’ydı. O mistik kapıdan şehre, dünyaya açılmak; modayı tarihle buluşturmak benim için tarifsiz bir anlam taşıyor. Defilenin gerçekleştiği sırada yağan yağmur, bu büyülü atmosferin romantizmini daha da derinleştirdi; her damla, tarihin dokusuna nazik bir şiir gibi düştü. Rüya gibi atmosferinde gerçekleşen defile tam hayal ettiğim gibi büyüleyiciydi.

Ruin Adalia sahnesinde gerçekleşen defile ise bambaşka bir büyüye sahipti. Antalya’nın Döşemealtı halılarından oluşan özel podyum, tarihi yapının mistik havasıyla birleşerek adeta zamansız bir görsel şölene dönüştü. Doğup büyüdüğüm Kaleiçi’nde, mesleğimin en özel günlerinden birini yaşamak benim için tarifsiz bir gurur ve mutluluk kaynağı oldu. O an, hem geçmişime hem de geleceğime duyduğum derin bağlılığın somut ifadesiydi; her adımda tarih, kültür ve sanatla iç içe gerçek bir yolculuk yaşadım ve bu duyguyu organizasyonumla dünyanın her yerinden gelen misafirlerimize de aktardım.

XL Magazin : Moda sadece kıyafetten ibaret değil, sürdürülebilirlik ve farkındalık da ön planda. AFW’de bu konuda nasıl adımlar atılıyor?

Eda Meltem Yılmaz : Antalya Fashion Week’te her yıl düzenlediğimiz dönüşüm, sürdürülebilirlik ve farkındalık atölyeleriyle modanın bilinçli ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alınmasını destekliyoruz. Bu yıl da “Bilinçli Moda Yolculuğu” başlığı altında kapsamlı bir program hazırladık ve son 5 yıldır bu alanda güçlü adımlar atıyoruz.

Casa Sur’daki yoga seansı ise Rebuwo’nun doğal ürünleriyle beden ve zihin uyumunu keşfetme imkanı sundu. Bu etkinlik, modanın iyileştirici gücünü ve doğayla bağ kurmanın önemini vurgulayarak AFW 2025’in sürdürülebilirlik ve farkındalıkta da güçlü bir platform olduğunu gösterdi. Ayrıca uzman konuklarımızla düzenlediğimiz interaktif söyleşilerle katılımcıların merak ettiklerini yanıtlıyor, moda dünyasının farklı yönlerini keşfetmelerine destek oluyoruz.

XL Magazin : Organizasyon sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler? Bu zorlukları nasıl aştınız?

Eda Meltem Yılmaz : Büyük organizasyonlarda her zaman aksaklıklar yaşanabiliyor. Bu yılki en büyük zorluklarımızdan biri, açık hava Kaleiçi günlerinde beklenmedik yağmur yağışıydı. Ancak harika bir ekibimiz olduğu için bu duruma hazırlıklıydık. Çözüm üreten ve hızlı hareket eden bir ekibin varlığı her şeyden önemli. Yağmur ise defilelere farklı bir atmosfer katıp, görsel bir şölene dönüşmesini sağladı.

Antalya gibi bir turizm başkentinde modayı ön plana çıkarmak ve bu alanda kalıcı bir marka yaratmak hayalimdi. Başlangıçta zorluklar oldu ama inandım ve yılmadım. Bugün Antalya sadece turizmiyle değil, uluslararası moda platformlarında da adından söz ettiren bir şehir haline geldi. Doğduğum, büyüdüğüm bu şehirde modanın güçlü bir ses olacağını hep gördüm ve bunun için çalıştım. Şimdi geldiğimiz noktada, Antalya Fashion Week ile bunu başarmış olmaktan gurur duyuyorum.

XL Magazin : Antalya Valiliği’nin öncülüğünde, bu yıl birçok kamu kurumu ve özel sektörle dikkat çekici bir iş birliğine imza attınız. Moda sektöründe bu denli geniş kapsamlı destekler nadir görülürken, siz bu sürdürülebilir iş birliklerini nasıl inşa ettiniz ve başarıyla devam ettiriyorsunuz?

Eda Meltem Yılmaz : Antalya Fashion Week olarak en büyük gücümüz; şehrimizin potansiyeline, kültürel mirasına ve yaratıcı enerjisine inanarak, şeffaf ve vizyoner bir anlayışla çalışmamız. Bu yaklaşım, bizi bir moda etkinliğinin çok ötesine taşıyarak Antalya’ya değer katan kültürel bir platform haline getiriyor.

Bu yolculukta en büyük destekçilerimizden biri Antalya Valiliği oldu. Sayın Valimiz Hulusi Şahin’in kültür ve sanata olan duyarlılığı, vizyoner bakış açısı ve Antalya’nın uluslararası marka değerini yükseltme konusundaki kararlılığı, projemizin gelişiminde kilit rol oynadı. TGA ile birlikte, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü başta olmak üzere birçok kamu kurumu ile paylaştığımız ortak değer “Antalya sevgisi” AFW’nin bugün ulaştığı noktayı mümkün kıldı.

Özel sektörde de bu vizyonu paylaşan markalarla ilerliyoruz. Bu yılki ana sponsorumuz Arso Group, bu yaklaşımın en güzel örneklerinden biri. Yönetim Kurulu Başkanı Ruslan Osmanlı’nın sanata ve Antalya’ya duyduğu güçlü bağlılık, Arso’yu yalnızca kendi sektöründe değil, kültürel anlamda da öncü bir marka haline getiriyor. AFW ile kurdukları bağ, klasik bir sponsorluktan öte; sanatın, mimarinin ve kentin ruhunu sahiplenen güçlü bir yol arkadaşlığına dönüştü.

XL Magazin : Antalya Fashion Week’in geleceği için planlarınız neler? AFW’yi önümüzdeki yıllarda nerede görmek istersiniz?

Eda Meltem Yılmaz : Antalya Fashion Week’in hedefi, dünya moda takviminde daha üst sıralara yükselmek ve uluslararası tasarımcılar ile basının daha çok ilgisini çeken prestijli bir moda haftası olmak. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından insanların Antalya Fashion Week’i takip etmek için tatil ve modayı birleştirerek şehre akın ettiği; sanatsal sergilerin, wellness etkinliklerinin, atölyelerin, sürdürülebilir moda sunumlarının, defilelerin ve yeni çıkan ile yeni üretilen ürünlerin tanıtıldığı çok yönlü bir deneyim merkezi olmasını arzuluyorum. Moda haftası boyunca Antalya’nın sokaklarında, meydanlarında ve tarihi mekanlarında bu etkinliklerle moda hayat bulsun, şehrin enerjisiyle birleşerek unutulmaz bir deneyim yaratsın istiyorum.

XL Magazin : Son olarak, Antalya’da modayı sevenlere ve tasarımcı adaylarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Eda Meltem Yılmaz : Antalya, sadece güneş ve denizle değil, yaratıcılıkla, hayalle ve ilhamla da dolu bir şehir. Bu şehrin sokaklarından, dokusundan, insanından beslenen herkesin çok büyük potansiyeli olduğuna inanıyorum. Genç tasarımcılara ve moda tutkunu herkese söylemek istediğim şey şu: Kendinize inanın, üretmekten vazgeçmeyin. Moda, yalnızca kıyafet değil; kimlik, duruş ve ifade biçimidir. Eğer bu şehirde doğup büyüyen biri olarak ben bu yolu açabildiysem, eminim sizler de kendi hikâyenizi dünyaya duyurabilirsiniz.